| Terazi Burcu Aylık Yorumu |
|---|
|
Aşk ve İlişkiler Elimiz kolumuz bağlı mı? Gerek 2010 Astroloji Günlüğü kitabımızda ve gerekse yıllık yorumlarda Satürn gezegeninin Terazi burcundaki etkinliğinden geniş manada söz ettim. Etmeliyim de. Çünkü Satürnün desteği olmadan hiçbir yapı, ilişki, durum veya olay tam olarak düzgün hale gelmez. Kişisel haritalarda olsun köşemizdeki yorumlarda olsun ilk dikkate aldığım nokta Satürn gezegeninin görünümleridir. Bilirim ki, bu enerji haritamızda güçlü olmadıkça bir temel üzerinde hayatımızı inşa etmemiz için fazladan mücadeleler vermek zorunda kalırız. O yüzden üzerinde önemle durmak gerekiyor. Satürn gezegeni burcunuzda ilerlemeye başladığında sizlere, hayatınızda çok önemli bir sayfanın açıldığından söz etmiştim. İşte sevgili dostlarım şimdi bu sayfayı nasıl dolduracağınız, hayata nasıl yanıt vereceğiniz çok önemli. Gelip geçici güzellikler veya ömür boyu mutsuz olmak yerine, sağlam kararlar vermek en güzeli. Satürn gezegeninin geri hareketinin Şubat ayındaki en önemli etkisi, Oğlak burcunda ilerleyen Pluto ile yaptığı sert görünüm. Bu görünüm Ocak ayı sonu itibariyle etkili olmaya başladı ve yaşamınızla ilgili her konuda dönüşümde bulunmanız adına baskıda bulunuyor, önünüze engeller çıkartıyor. Bunu ister ailevi isterseniz ilişki, parasal, toplum içindeki konumunuz, mesleki sorumluluklarınızla alakalı düşünün farketmez. Gelelim Plutonun etkisine, bu gezegeninin yuva evinizde yer alışı, aile veya kendi içinizdeki çatışmalara, güç ve kontrol kurma hırsına yol açtığı gibi aynı şekilde sizin de üzerinizde baskı uygulanmasına sebebiyet veriyor. Sahip olduğunuz değerleri korumak, kollamak adına mücadeleler veriyorsunuz. Başkaları da aynı mücadeleyi kendi adına verirken birbirinizle çatışmak durumunda kalıyorsunuz. Şimdi bu iki gezegen arasında oluşan zorlu bakış açısını da hesaba katarsak, hem dış hem iç anlamda oldukça kısıtlayıcı, kişiyi karmaşaya sürükleyici, huzursuz edici bir enerjinin ortasındayız. Bu sadece sizin için değil, tüm burçların farklı yaşam alanlarında farklı şekilde etkisi hissedilen bir titreşim. Ancak Satürn sizin burcunuz üzerinde olduğundan sizleri daha fazla etkilemekte. Hem dışsal hem içsel anlamda oldukça kısıtlayıcı bir enerji olduğunu söyleyebilirim. Peki elimiz kolumuz bağlı mı? yeni bir sayfa açmam zor mu? Tabii ki hayır sadece sakin ve akıllıca, kendi gerçeğimize uygun bir çözüm bulmamız gerekiyor. Kangren haline gelmiş, geçerliliğini çoktan yitirmiş, rahatsızlık veren her durumu gerçekçi bir şekilde ele almak, kendinizi sağlıklı bir şekilde yavaş yavaş dönüştürmeye başlamak ve sonunda köklü değişimlerde bulunmak. İç dünyanızda, ilişkinizde, aile birliğinizde, parasal konularda çatışma yaratan, huzursuzluk çıkaran, sizi başkalarına zorunlu kılan ne varsa bunlarla tek tek yüzleşerek pürüzleri gidermek. Bu giderme esnasında gitmesi, devredışı bırakılması gerekenleri elemek. Biliyorum zor ancak evrensel enerjiler, bunları yapmadığınız üstünü örtmeye çalıştığınız müddetçe başkalarının kuklası haline geleceğinizi söylemekte. İçinde kalmaya devam ettiğiniz olgu, eğer sizi her geçen gün kendi hayatınızdan uzaklaştırıyor, canınızı yakmaya devam ediyorsa ve siz bunları düzeltmek adına hiçbir şey yapmıyorsanız kaderin elinde oyuncaksınız demektir. Tabiata bir bakın dostlarım, kendini bir sonraki mevsimin şartlarına hazırlamak için nasıl da dönüşümden geçiyor. Gelen zamana göre yaprağını, çiçeğini, böceğini ayarlıyor. Biz insanoğlu da aynı bu şekilde, geçtiğimiz döneme göre kendimizi hazırlamalıyız. Hani şu büyüklerimizin nasihatinde olduğu gibi, lütfen aklımızı başımıza toplayalım. Temmuz sonuna kadar(Satürn gezegeninin Terazi burcunda düz seyrine geçmesi) kadar planlarımızı, yüzleşmelerimizi halledelim. Düzeltilmesi gerekenleri belirleyelim, kalmaması gerekenlerden kurtulalım, gitmesi gerekenleri gönderelim. Böylece arınmış, tazelenmiş, yüklerimizden kurtulmuş bir şekilde yola devam edelim. İleride bir gün geriye dönüp baktığımızda bu ayıklanmaların ne kadar çok işimize yaradığını, bizi nasıl da rahatlattığını anlayacağız. Bunları yapamazsak 2011 bahar aylarında oldukça zorlanırız. Başta sağlık olmak üzere, her konuda şiddetli içsel öfkeler yaşar, bize uymayan, doğamıza aykırı herşey tarafından baskı altına alınır, başkalarının yazdığı hikayenin yedek oyuncusu olarak kalırız. İşte o zaman düzeltemediklerinizin esiri olduğumuzu farkederiz. Ancak iş işten geçmiş olur. Lütfen bu geri hareket dönemini iyi değerlendirelim. Şimdi gelelim Aralık ayından bu yana devam etmekte olan Mars geri hareketini tekrar hatırlatmaya. Geçmişi gözden geçirmekte fayda var 20 Aralık-10 Mart 2010 tarihleri arasında Aslan burcunda geri hareket yapacak beraberlik evinizin yöneticisi Mars gezegeninin seyri, evliliğiniz veya uzun süredir devam eden ilişkinizdeki dengelerin dikkatli bir biçimde korunması gerektiğinin işareti olup, partnerinizin ilişkideki rolü, davranışları, eğilimleri ve tutumu, bu dönemin nasıl gelişeceğinin işaretçisidir. Bu durumda elinizden geldiğince aranızdaki sevgi bağını güçlü tutmanız, ilişkinizin sürekliliği ve ciddiyetle devamı açısından gereklidir. Özellikle ileriye yönelik hedefleriniz konularında birbirinizle ortak şekilde hareket etmeye çalışmanız lazımdır. Her iki tarafın da saplantılı, aşırı gururlu davranması veya kendi içine dönerek olayları gereğinden fazla abartması sorunlara neden olabilir. Bir yandan iç dünyanızdaki meseleler ve yuvanız sınırları içindeki durum diğer yandan Mars geri hareketinin partneriniz üzerindeki etkisini düşünürsek, birbirinizle tartışmak yerine birbirinize kol kanat germeniz çok daha yararlıdır. Özellikle ilişkisinde sorun olanların bu dönemde, beraberlikleri hakkında gerçekçi düşünmeleri şarttır. Eğer birbirinizden ayrı düşünüyor ve ortak şekilde planlar yapmak yerine kendiniz adına kararlar vermeye kalkışıyorsanız doğal olarak dönem sıkıntılı geçebilir. Geri hareket dönemleri geçmişte yaşanılanların tekrar gözden geçirilmesi anlamında faydalıdır. Bilakis, eksiklerinizi gözden geçirmeli, ilişkinizi olumsuz yönde etkileyebilecek hareketlerde bulunulmamalı, sabırsız olmamalı, bildiğinizi okumamalı, İlişkisi olmayanlar için bu dönem, grup, arkadaş ilişkileri vasıtasıyla tanışılacak kişilerin göstergesi olacağı gibi, geçmişte yaşanmış eski bir aşkın tekrar gündeme gelmesi anlamında da olabilir. Ancak şu var ki, beraberliğin kökleşmesi ve sürekliliğinin sağlanması zordur. Öncelikle birbirinizi iyi tanımanız lazımdır. Öncelikleriniz neler, hayata nasıl bakıyorsunuz, hedefleriniz nedir? gibi sorulara cevap verilmesi gerekir. Eğer ayrı dünyaların insanı iseniz, o zaman bu beraberliği nasıl yürüteceksiniz. Şunu da hatırlatayım. Bu dönemde karşınıza çıkacak kişinin öncelikle kendi geçmişiyle ilgili ilişki problemlerini çözmüş olması lazımdır. Yani bitmemiş bir ilişkisi varsa, geri hareket sonrası o kişiye geri dönmesi söz konusu olabilir. Aynı şekilde sizin devam eden beraberliğinizde problemleriniz varsa, yeni tanışacağınız bir başka kişiyle uzun vadeli bir aşk yaşama şansınız yok gibidir. Bunların gözardı edilmemesi lazımdır. Biraz nefes almak iyidir. 10 Şubat tarihine kadar devam edecek Venüs gezegeninin Kova burcu seyri, yukarıdaki zorlu enerjilerin tam ortasında, üzerimizdeki ağırlıklardan bir parça olsun kurtularak bireylik duygumuzu güçlü bir şekilde ifade etmemiz anlamındadır. Yalnız bu demek değildir ki, dışarıya kapanıyoruz. Bilakis sosyalleşiyoruz, bizi anlayan dostlarımızla bir araya gelerek, problemleri belli bir süreliğine rafa kaldırıyoruz. Kısaca bu tarihe kadar devam edecek Venüs seyri, kısa süreli bir titreşim olarak rahatlatıcıdır diyebiliriz. Şimdi, çok kısa diye içinizden geçirdiğinizi hissediyorum. Ancak üzülmeyin dostlarım. Çünkü, geçtiğimiz 20 Ocak tarihinde başlayan Güneşin seyrini yabana atmayalım. Ancak burada ufak bir açıklamada bulunmak isterim. Güneş astrolojik anlamı itibariyle, bencil yönümüzün simgesidir. Yani egomuzu ön planda alarak düşünmemizi sağlayan güçtür ve kesinlikle son derece önemlidir. Güneşin Kova burcunda ilerlediği zamanlar siz Teraziler beklenmedik sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Aşk bir anda kapıdan içeri girer ve siz gelen misafiri davet etmeye hazırsınızdır. Her zaman özel bir insan olmak ihtiyacı duyan sizler için bu süreç bir armağan gibidir. Hayattan çalınmış güzel bir zaman, bir mola diyebiliriz buna. Peki bu süreci nasıl olumlu manada kullanabiliriz. Çevrenizdeki yeniliklere kayıtsız kalmayarak, ilişkilerinizde arkadaşlık olgusunu ön planda tutarak ve kendi bireyliğinizden taviz vermeden, bir başka insanın kimliğine de saygı duyarak süreci geçirebilirsiniz. Yani, sen sensin ama ben de benim, ancak ilişkimiz de önemli. O zaman sen de ben de biraz daha esnek düşünebiliriz. İlişkisi yeni başlayanlar için bu süreç çok daha zengindir. İki kişi de kendi gerçeğini rahatlıkla ifade edebilir. Duygulardan ziyade zihinsel uyum ve özgürlük kavramı, kafaca anlaşmak merkez alınır. Aşk, para, manevi değerleriniz konusunda eskisinden daha çok ideallerinize sahip çıkabilirsiniz. Fazla duygusal davranmak yerine yine mantığınızı ön plana alarak hareket etmeniz halinde bu dönemde gayet başarılı bir şekilde ilerleyebilir, ilişkinizin tadını çıkarabilirsiniz. 14 Şubat sevgililer gününde aşk evinizde oluşacak Yeniay, kozmik bir armağana benzer. İster devam eden ilişkinizde ister sorunlarınızda veya ayrılmış olun farketmez. İçiniz kıpır kıpırdır. Kendinize olan güven duygunuz tamdır. Ancak bu güven duygusunun tam olarak hissedilmesi için, sevilmeniz, değer görmeniz, ortaklaşa hareket etmeniz, ilişkinizde sorunlar varsa bu dönemde birbirinizi sık boğaz etmeden paylaşımda bulunarak çözmeye çalışmanız lazımdır. Bu dönemin bir armağan olduğunu söylemiştim. Ancak bu armağan, bir hediye çeki gibidir. Belli bir sınırı vardır. Daha fazlasını istemeniz mümkün olmayabilir. Sizi keyiflendirir, heyecanlandırır, istediğiniz gibi kullanırsınız ve biter. Bunun bilincinde olarak bu dönemi geçirmenizi öneriyorum. |
|
1 / 3 |
| İlgili Sayfalar |
|---|
www.mynet.com ve tüm alt sayfaları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabidir ve içeriğine ilişkin her türlü ses, görüntü, tasarım, yazı içeren bilgi, belge ve her türlü fikri ve sınai haklar ile tüm telif hakları ve diğer fikri ve sinai mülkiyet hakları Mynet Medya Yayıncılık Uluslararası Elektronik Bilgilendirme ve Haberleşme Hizmetleri A.Ş.?ne aittir. Bu Web Sitesinin yapısı ve içeriği, sitede kullanılan her türlü bilgi, yorum ve görsel malzeme 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Internet sitesinde bulunan hiçbir bilgi; önceden izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden, kod ve yazılım da dahil olmak üzere, değiştirilemez, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, başka bir lisana çevrilemez, yeniden yayımlanamaz, başka bir bilgisayara yüklenemez, postalanamaz, iletilemez, sunulamaz ya da dağıtılamaz. Sitenin bütünü veya bir kısmı kaynak gösterilmeden başka bir web sitesinde izinsiz olarak kullanılamaz. Kullananlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır.